Divaneyim

 

Akmulla, yeter artık, çok konuşma,

Kendi işine bak, ömür geçer gider.

Az da olsa iyilik yapardın,

Değilsin sen dünya görmemiş Mişer.

İlk önce gelir senin benliğin,

Neye lazım faydasız kuru bilim?

Yol uzun - insaflı ol, Hak’tan utan,

Geçmişteki hata yeter, kardeşim!

Suçladığın zatını affet.

Portakalın yanında havuç gibisin.

Doğru akıl, itaat bimiskal yok -

Görünüşüyle övünen içi boş insan,

Ben biliyorum sen çoktan beri kötüsün

Nefsin seni alıştırmış bu hâle,

Belki biraz iyi olabilirdin.

Sen kendini görüyorsun itten yaman.

Kudurup, nefsi azan yaman,

Boynu kalın öküz gibi koşulan

İstediğince çekip, gezdirip;

Kaç yerde şöhretini lekeleyen insan,

Yüreğin katı, taştan yaman,

Bundan başka da var kötü yönlerim,

İbadet, diye azap çekmek - boş âdet

Ahirete hiçbir faydası olmayan...

Birader! Başımızdan çok bela geçti,

Hayli kaygı çeke çeke, esridik.

Aklı uçmuş, virane olmuş divaneyim, -

Ne anlatabilir ki bu deli,

Geziyorum garip başım yanarak içten,

Her türlü kaygı, cefa baştan geçmiş.

Falanca yerde ayağıma yara olup,

Çektiğim çileler gitmiyor hatırdan.

Eksikliğim belli kalemimden,

Kötülüğüm belli kelamımdan,

Yüz binlerce kusuruma duanızla,

Çare bekliyorum büyüklerin cenabından.

Var mı acaba bu dünyada böyle bir kötü?

Hiçbir işim gitmedi rast.

Bununla, kırk beşi aştı yaşım -

Bir iyi iş yaptığım yok bügüne kadar.

İçimde yok gizleyip sakladığım,

Kötülükte kendime eş bulamadım.

Kendimi itle, domuzla kıyaslasam -

O zaman dengimi buluyorum

Razıyım, insaf kılıp baksanız -

Biz zavallıyız, ululardan aşağıdayız.

Aşağılasanız da ben razıyım aşağılanmaya,

Kendinizi büyütmeye razıysanız.

Theme by Danetsoft and Danang Probo Sayekti inspired by Maksimer